Sayfalar

9 Ara 2015

TEMBELLİK HAKKI / OKUDUM 55

Tembellik Hakkı

Maalesef sıkılarak okuduğum bir kitap daha. 
Felsefe ağırlıklı olduğu için olabilir sanırım :(

Tembellik hakkı
Paul Lafargue
Totem Yayıncılık
88 sayfa
"Paul Lafargue, burjuvazinin iktidar olmasıyla birlikte, insanlığın kendini kaptırdığı 'ilerleme' çılgınlığıyla dalgasını geçiyor. Kitabı, yer yer bir kara mizah başyapıtı olarak da okumak mümkün." Nokta
"Lafargue, denemelerinde kapitalist düzeni kıyasıya eleştiriyor, insanların tembellik hakkını savunuyor." Cumhuriyet
"Yaşamlarının tamamını çalışarak geçiren insanların, bu çalışmalarının ne kadarı kendileri için? Çok azı olduğuna göre, 'Yaşasın Tembellik!'"
Tempo

GÜLÜN ÖTEKİ ADI / OKUDUM 74


Gelgitler yaşadım okurken. 
Detaylı anlatıma girince ister istemez sıkıldım. Ama olaylara başladığında merakla okudum. Kısaca bir çekti, bir bıraktı :(

BİR KADININ YİRMİ DÖRT SAATİ / OKUDUM 73


Sanırım bir yazarın en iyi kitabını okuyarak başlamamak lazım. Nedense hep aynı beklenti içinde oluyorsunuz bütün kitaplarında.
Kitaba kötü diyemem ama bir Satranç da değil :(

8 Ara 2015

SATRANÇ / OKUDUM 72

Bu güne kadar çok duydum ama hiç nedir? nasıldır? diye sormadım. 
Okuduktan sonra kendime inanılmaz kızdım. Böyle bir kitap nasıl ihmal edilir anlamıyorum. 
Arkadaşlar okumayanınız varsa mutlaka edinsin ve okusun. Üstelik kısa olduğu için çok çabuk bitiyor ama içindeki konu muhteşem. Nasıl kavrıyor sizi ve içine çekiyor belli değil ...

İTİRAFLARIM / OKUDUM 71


Tolstoy'u çok severim ama itiraflarını sevemedim. 
Nedir bu kısa kitaplardan çektiğim :(

İtiraflarım
Tolstoy
Antik kitap
104 sayfa

"Ölmeye ve dirilmeye dair yüzlerce olay hatırladım. Gördüm ki ben yalnızca Tanrı'ya inandığımda yaşıyordum. Tanrı'yı düşünmem yetiyordu, o zaman hemen diriliyordum. O'nu unuttuğum, O'na inanmadığım zamanlarda ise, yaşam da yok oluyordu. Yaşamın bu diriliş ve ölümleri neydi? Tanrı'nın varlığına inancı kaybettiğimde, sanki yaşamla ilgili bağlarım da kopuyordu. Tanrı'yı bulmak konusunda az da olsa umudum olmasa, yaşamıma çoktan son verirdim. Fakat yayordum. O'nu hissettiğim ve O'nu aradığım zaman yaşıyordum. Öyleyse,O vardır. O, O'nsuz yaşanmayan şeydir." 

Hıristiyanlığın; hayatın varlığı ve anlamına tatmin edici bir cevap verememesi karşısında, geleneksel Ortodoks Hıristiyanlığına olan inancını kaybeden Tolstoy, İtiraflarım'da hayatın ne olduğunu, neden ve nasıl yaşanabileceğini ve ölümü seçmenin en doğru yol olup olmadığını sorgular.

İNSANA NE KADAR TOPRAK LAZIM / OKUDUM 70


İşte ben bu kitaptaki Efendi ile Uşak çevirisini çok daha fazla sevdim. Ve sonundaki hikaye ise ibretlik bir hikayeydi bence. 

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım
Tolstoy
Nar 
112 sayfa

Küçük kızkardeş: "Ne fark eder ki?" diye cevap verdi. "İşimiz kaba ve bayağı bir iş olabilir ama güvenilir bir iş. Hiç kimseye boyun eğmiyoruz. Ama şehirde sizin etrafınız insanı günaha teşvik edici şeylerle çevrilmiş. Bugün her şey yolunda olabilir, ama yarın şeytanın kocanı kumarla, kadınla, şarapla baştan çıkarmayacağı ne malum? O zaman her şey mahvolur. Böyle şeyler görülmemiş mi sanki?" Evin reisi Pahom, fırının üzerine uzanmış kardıların konuşmalarını dinliyordu. "Gerçekten de öyle" diye düşündü. "Biz köylüler çocukluğumuzdan ölümümüze kadar toprakla uğraştığımız için aklımıza böyle sersemce şeyler gelmez. Bizim tek sıkıntımız, yeterli toprağımızın olmayışıdır. Eğer istediğim kadar toprağım olsaydı, şeytandan bile korkmazdım."
(Tanıtım Yazısından)

EFENDİ İLE UŞAK / OKUDUM 69

Efendi ile Uşak

Bu kitabı okumak için kitaplığımdan seçerken sevgili Pınarın 150 sayfadan kısa kitaplarını ayarlamak adına kütüphaneye gitmiştim. Tolstoy'un yazım dilini çok sevdiğim için iki kitabını aldım ve kitaplardan birinde aynı hikaye vardı. Yalnız yayınevi ve çevirmen farkını çok daha iyi anlamış oldum. Sanki diğer çeviriyi daha çok beğendim. İnsana Ne Kadar Toprak Lazım kitabındaki çeviri çok daha sıcaktı sanki !!!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...