BERFİN

Lilypie Angel and Memorial tickers

30 Haz 2013

Dün misafirlerime yaptığım mezeler....

 
Merhabalar tekrardan.
Yazıma geçmeden önce hazırlıklarımı yaparken sevgili Işıl ablam uğradı kendisi eşimle bizi tanıştırıp evlendiren ve çok sevdiğim bir abla. Tabi benim için bu kadar önemli biri gelince kahvelerimizi de çok sevgili arkadaşım Özlemin bana yolladığı fincanlarda kahvemizi içtik ve yanında tabi ki Mevlana şekeri :)
Tekrar çok ama çok teşekkür ederim Özlem :)
 
Dün ailenin erkeklinin bize geleceklerinden bahsetmiştim.
Abim birde misafir getirmişti . Düşünün toplamda 5 erkek ve ben tekim.
Koşturmamı siz hayal edin.
Mangal yakmayı planlıyordum ama istemediler. Kızartma istediler.
Tamam dedim. Malum kızartmayı da erkenden hazırlayamıyorsunuz. Abim gelirken de mantı getirmişti İstanbuldan gelirken. Ev mantısı ama gerçekten çok lezzetliydi.
Birde benim şöyle bir sorunum var. Bizim evimiz eşimin ailesine ait yani bizim. 2 katlı üst katta biz oturuyoruz. Ama ev eski yalıtım yok. çatı aktarılacak v.s. üstelik oturduğum oda ve mutfak batıya bakıyor. Düşünün öğlenden itibaren güneş almaya başlıyor ve ben o sıcakta mutfakta boğuşuyorum. Artık nerelerimden ter aktı siz anlayın :)
Neyse belki içerler diye çorba yaptım. Tabi içilmedi.
Yola çıktıkları zaman aradılar bende ona göre hazırlıklarımı planlı yaptım.
Meze olarak patlıcan yoğurtlaması , kabak boranı , çoban salata ve börülce salatası yaptım.
Yemek olarak pirinç pilavı , patates kızartması, biber kızartması ve kuru köfte.
Tabi o koşuşturma içinde hazırladığım tabağın fotoğrafını çekemedim :(
Ama beni görseniz ağlardınız herhalde :)
 

CROOD'LAR

 

 
Güzel bir çizgi film izlemek istermisiniz.
İşte size güzel bir öneri o zaman.
Crood'lar.
Madagaskar ekibinden gelen bir film.
Hazır çocuklar tatilde evdeyken ailecek izleyebileceğiniz bir film. Aslında bize de çok güzel hitap ediyor. Ben çok beğendim. Baba karakterinin yani Grug'un seslendirmesini Nicholas Caige yapıyor.
Ben çok beğendim Macera, komedi ve animasyonu bir arada seviyorsanız mutlaka izleyin.
Konusu ve fragmanı geliyor.
Şİmdiden iyi seyirler.....

Yaşadıkları mağara bir deprem sonrasında yerle bir olduktan sonra, bir ilkçağ insanı grubu her zaman yaşadıkları bu yerden taşınmak zorunda kalır. Kabilenin lideri Crug'un önderliğinde bir yolculuğa çıkarlar. Bu yolculukta yaşayabilecekleri yeni bir yer bulmanın ümidiyle ilerleyen kabile bu yolculuk sırasında beklenmedik maceralarla örülü bilinmeyen bir dünyayla karşılaşırlar. Crug kabilesi karşılaştıkları modern zihinler arasında Guy isimli ilginç bir karakterle karşılaşırlar. Guy ise kabilenin ateşi icat etmesinde ve hayatlarının değişmesinde önemli bir rol oynar.

 
 
 
 


29 Haz 2013

Man of Steel


Bilim kurgu filmine hazırmısınız???
 
Evet uzun zamandır beklediğim bir fil. Aslında bildiğimiz Süperman ama bildiklerimize de çok benzemiyor.
Kısacası klasik Süperman filmlerini düşünerek yada bekleyerek izlemeyin. Yoksa hayal kırıklığı yaşarsıznız.
Filmi çok beğendim. Görsellik çok iyi, kurgu iyi, Süperman yakışıklı daha ne olsun. Ama bu filmde çoğu kişi yok dediğim gibi klasik Süpermanleri düşünmeyeceksiniz.
Çok beğendim ve umarım devam filmleri gelir....
 
Bu arada filmde çok büyük isimler var bir kaçını sizinle paylaşacağım. Bir kaç fotoğraf özet ve arkasından fragmanı. Şİmdiden iyi seyirler.
 
 Russel Crowe
 
Kevin Costner
 
Bunlar sadece 2 isim daha pek çok ünlü isim var. Kısaca gözlerimiz bayram edecek...
 
 
 


Süper kahramanlar arasında en çok tanınan ve en çok saygı gören Superman''dir. Clark Kent / Kal-El (Henry Cavill) hayal edilemeyecek güçlere sahip olduğu için kendisini yabancılaşmış hisseden yirmili yaşlarında bir gazetecidir. Yıllar once gelişmiş gezegen Krypton''dan Dünya''ya getirilmiş olan Clark sürekli kendisine "Niçin buradayım?" sorusunu sormaktadır. Üvey anne babası Martha ve Jonathan Kent''in değerlerine göre büyütülmüş olan Clark kısa süre içinde süper yeteneklere sahip olmanın çok zor kararlar almak anlamına geldiğini fark eder.

Dünya tam da dengeye ve istikrara ihtiyaç duyarken, saldırıya uğrar. Clark''ın yetenekleri barışı sağlamak için mi yoksa sonunda bölmek ve fethetmek için mi kullanılacak? Clark sadece dünyanın son umut ışığı olmak için değil aynı zamanda sevdiklerini korumak için de Superman olmuş olmalı...

GALETA UNLU TATLI YADA KIBRIS TATLISI ??




Günaydın. Tatlı bir günaydın. Bu tarifi çoktan yapmış arşivde unutmuşum. 3
gündür pek buralarda yoktum. İnanılmaz bir yoğunluktaydım. 3 gün arka arkaya çarşıda işlerim vardı bugün de misafirlerim var onlara hazırlık yapmaya çalıştım. Hazırlık derken temizlik faslını tam bitiremedim bile. Allah büyüktür yardım eder. Misafir dediğimde aslında babam, eniştem ve abim gelecek :) Ablam ve annem Didimdeler ee erkekler bekar kaldı . Abim zaten bekar ona koymuyorda diğerleri için zor tabiki. Bugün inşallah ben ağırlayacağım onları. Akşama hazırlıklara yavaş yavaş başlayacağım. Artık onu akşam paylaşırım sizlerle :)
Şimdi geçelim tarifimize.

25 Haz 2013

GÜNÜN 2. SÜPRİZİ

Merhabalar tekrardan :)
Sabah Sevgili Shemellon yani Goncanın headerimden bahsettim ve bir süprizim daha olduğunu bildirmiştim. Yoldaydı gelecekti.
 
Ve geldi.
Kimden geldiğini ve nelerin geldiğini eminim çok merak ettiniz.
Sevgili arkadaşım Özlem yani Kedimin Hobi Defteri blogunun sahibi canım arkadaşım. Burada tanıştık ama birbirimizi çok sevdik.
Sağolsun bana hediye paketi hazırlamış ama anlatamam.
Önce bir foto sonra yazıya devam ederim...

HEADERİM

Hepinize hayırlı günler.
Dün biraz yoğundum pek maillerime bakma fırsatım olmadı.
Sabah yürüyüşümü yaptıktan sonra eve gelip maillerime baktığım zaman 2 çok güzel mail almıştım.
İlki sevgili Shemellon dan yani sevgili Goncadan . Tanıyanlar tanır.
Kendisiyle tanışmamı anlatayım isterseniz öncelikle. Beğenerek ve severek dolaştığım blokların resimleri yenilenmeye başladı ve herkes Shemellona teşekkür ediyordu. Baktım ki yapılan headerlar çok güzel ve siteyi çok güzel yansıtıyor üstelik bunu ücretsiz yapıyor çok ama çok mutlu oldum. Ve hemen başvurdum.
Kendisinden istediğim hepsinin içinde olduğu bir header yani yayınladığım postların genelini.
2 tane benim istediğim şekilde hazırlamış sonuncuyu ise kendi istediği şekilde hazırlamış.
Yalnız şu kadar söylemeliyim Gonca inanılmaz bir gözlem yeteneğin var. Evet 2 tanesi benim istediğim ama senin yaptığın beni daha güzel ifade ediyor. bayıldım yani bayıldım. çok sevinçliyim çok mutluyum. burada hepsini göstereyim diğerlerini de arada kullanırım :)
Tekrardan çok teşekkür ederim.
Şİmdi bu yazıyı okuyup bende istiyorum derseniz buradan hemen istekte bulunun ki Gonca size de yapsın....
Bu arada 2 ci sevinçli haberim bana yapılan bir sürprizde. Şu anda yolda gelsin sizinle de paylaşacağım...
 
Ve headerlarım....
 




24 Haz 2013

KİTAP AYRAÇLARIM VE BİTEN BARDAK ALTLARIM

Güzel haftalar dilerim herkese . Geçtiğimiz hafta özellikle Ankara da yaşananlardan sonra pek de güzel bir hafta geçmedi . Ama durmak yok yola devam. Tüm ülkedeki Gezi Parkı eylemlerini destekliyorum...
Yukarda biten bardak altım. Daha önce bir tane yapmıştım .Artık çok oldu bitireyim dedim. ve bitti çok şükür....
geri kalanları aşağıda ...

23 Haz 2013

ZEYTİNYAĞLI DOLMA İÇİ HAZIRLAMAK...

Tekrardan hayırlı kandiller inşallah. E akşam vakti yaklaştıkça hele ki de bir de oruçsanız ( allah hepimizinkini kabul etsin ) akşama ne yapsam diye bütün gün düşünür durur ve Allahtan da bir sürü tarif çıkar. Bırakın tarifleri biraz ondan biraz bundan derken sofra bir donanır ki Allah bereketini verir.
Hoş bu sene de her sene gibi sıcaklara denk gelecek ramazan böyle olunca benim yemekten çok suya gider oluyor aklım. Allah günah yazmasın canımız istiyor, nefsimiz çekiyor ama hava çok sıcak yapacak bir şey allah sabrımızı veriyor :)
Neyse konudan sapmayalım. Artık yaz geldiğine göre pazarlar bahçeler dolma yapılacak pek çok malzeme ile dolu. Bu hava da ise en çok zeytinyağlı olanlar tercih edilir. İşte size güzel bir Zeytinyağlı iç tarifi....

BERAAT KANDİLİ

 
Herkesin kandilini kutlar. Ülkeme ve milletime hayırlar getirmesini temenni ederim. Bu gün ve gece ülkem in dünya için çok dua edelim olurmu.
Allah şimdiden bütün dualarınızı kabul etsin inşallah.
Amin
 
 
 

22 Haz 2013

ONCE UPON A TİME

 
Bir varmış bir yokmuş diye başladı masal...
 
 
Çocukluğumuzda hepimiz masal dinledik ve okuduk.
 Tabi doğum yerleri ile de alakalı olarak masallar değişti. Türkiye de doğan bir çocuk Dede Korkut, Keloğlan ve Nasreddin Hoca hikayeleri ile büyüdü.
Benim gibi yurt dışında doğanlar Grimm masalları ile büyüdü.
Ama aradaki fark Grimm masalları biraz daha fantastik.
Peki aslında masalların gerçek olduğunu söylesem....
Evet doğru gerçekten de Pamuk Prenses, Pinokyo, Peter Pan var .... Neredemi ?
Storybrook adlı küçük bir kasabada...
Ve sihir başlıyor.
Benden bu kadar size fragmanı ve film özetini verip kaçıyorum.
Benim gibi bu tarz filmleri seviyorsanız müptela olacaksınız :)
Sevgiler...

SOĞUK PASTA :)

Herkese güzel hafta sonları diliyorum. Bu hafta sonu çok farklı planlarımız vardı. Eşim bu akşam çalışmayacaktı ve İstanbuldan kuzenlerim gelecekti :) Uzun zamandır görüşmüyorduk hem hasret gidermek hemde Gezi parkını tarafsız yaşamış oldukları için rahatlıkla bilgi alacakdık. Ama maalesef eşim bu akşam işe gitmek zorunda olduğu için iptal etmek zorunda kaldık :( Sağlık olsun.
Gelelim tatlımıza. Bunun adı herkese göre değişiyor kimisi parfe diyor kimisi benim gibi adlandırıyor. Bildiğim bir şey varsa tadı herkesin damak tadına göre değişiyor ve tam bir kurtarıcı.
Şimdi diyeceksiniz ki "hani şeker tüketmiyordun" Tamam haklısınız. belki içinde bire bir şeker yok ama katılan malzemelrin hepsinde var. Vallahi bazen başka çözüm bulamıyorum.:(
Gelelim malzeme ve tarife

21 Haz 2013

ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ

Bu filmi yada kitabı duymayan yoktur diye düşünüyorum. özellikle benim kuşak ve civarı :)
Bugün özellikle okumayan gençlerimiz için bir el atmak istedim...
 
İlk önce filmini izledim daha sonra kitabına denk geldiğimde hemen aldım :) Fakat kitabım kimde şimdi bilmiyorum.
Hey sen kitabımı kime verdiysem geri getir. Kitaplarım benim için çok değerli çünkü :(

20 Haz 2013

SEKA PARK

Seka park benim arka bahçem . Nasılmı ??? Seka arazisinin bittiği yerden sonra benim evim geliyor. Yürüyüşe başladığımı söylemiştim sanırım. Yalnız pazartesi günü pazara giderken köprünün merdiveninde son basamağı görmedim ve sert basınca sol ayağım döndü. Vallahi pazara gelmişim canım ağrıya ağrıya pazarı yaptım eve geldim hemen eşimi uyandırıp gösterdim. Yıllarca futbol oynadığı için bu tarz şeylere alışık ve biliyor. En büyük korkum yırtık olması çünkü sağ ayağım da hem ödem var hemde yırtık var. Doktor Mr görünce bana pek bir kızdı "kendine ne yaptın böyle"diye. Adam haklı. üstelik 3-4 yıl bu şekilde sürekli zorlayarak devam ettim. Bundada o yüzden biraz korktum ama sanırım hafifi bir doku zedelenmesi ile atlattım. O yüzden yürüyüş yapamıyorum. Çok üzülüyorum ama riske atmaya gerek yok. Buradaki görüntüler. geçen haftaya ait. Haydi çok yok kusuruma bakmayın hem yürü hem çek ancak bu kadar oldu. İlerde daha geniş bir zamanda devam :)
Ben fotoğraf çekince çocuklar bir huzursuz oldu. Artık beni öğretmenmi sandılar bilemiyorum...

SICAK ÇİKOLATA



Hava zaten sıcak bu ne şimdi demeyin. Biliyorum hava sıcak ama canım tatlı istediğinde bazen çok yardımı dokunuyor. Buarada verdiğim tarifte şeker var. Ama ben bize yaptığımda koymuyorum çikolatanın tadı yetiyor. Bu arada rafineri şeker tüketmiyorum malum ama arada çikolatayı böyle durumlarda mazur görüyorum :)
 

19 Haz 2013

KIRMIZI SEPET



Az önceki yazı dan sonra bu ne alaka demeyin :( Bu geçen hafta karnesini alan ve benim 3 yıl (bakıcılık ama o hep bana abla dedi.) ablalık yaptığım kızıma karne hediyesi. Biraz kokoştur kızımız.Bittiğinde beyaz kurdale ve kırmızı bir düğme ile bence çok güzel bir karne hediyesi oldu.
Çok sevdiğim bir ablamız vardı depremde rahmetli olmuştu. Rahmet istedi. Yıldız ablacığım ve 2 kızı İrem ve Nur :( Allah nur içinde yatırsın sizi.
Hep beraber yazın denize girdiğimizde ezan okunduğunda n çıkar " Önce yallah yallah Şimdi Allah Allah " derdi. Bu da o misal. Sonuçta bir şeklide hayata devam ediyoruz. Ama kalbimiz dualarımız hep Gezi parkındaki kardeşlerimizde, evlatlarımızda, analarımız da ve babalarımızda. Allah size güç kuvvet versin...
Yapım aşamaları aşağıda. Çok bir açıklama yapmayı düşünmüyorum . Resimler yeteri kadar aydınmlatıcı. Ama sorusu olan hemen sorsun :) sağlıcakla kalın...

BREZİLYADA 10 CENT İÇİN AYAKLANMA

 
Biz bu güne kadar iyi bile sabretmişiz.
 Bugünkü haberleri hepiniz duymuşsunuzdur . Brezilyada metro ve otobüs biletlerine yapılan 10 centlik zam için ülke ayaklandı.
Şimdi biz bu durumda ne oluyoruz anlayamadım.
Yıllarca yok olan yada cebe indirilen paraların yerine hep bizden kesinti bekledi hükümetler.
Sıkalım dedik her defasında kemerleri. Sıktık da ne oldu peki artık kemerde delik delecek yer kalmadı.

18 Haz 2013

TABLET ÇANTASI YADA MİNİ POSTACI ÇANTASI

Herkese iyi günler dilerim.
Bu kadar hengamenin içinde dikişmi diktin diyenler çıkabilir. Vallahi direnişcilere ve halka yapılanlardan sonra pek keyif kalmıyor ama hayatta devam ediyor bir şekilde yaşamak ve hayata devam etmek gerekiyor.
Bu çantayı da yeğenime yaptım. Babası karne hediyesi olarak tablet almış ve "teyze bana çanta yaparmısın" diye rica da bulundu.
Aslında hiç keyfim de yokdu ama mecbur yapmak zorunda kaldım. Ablamlar şu anda Didim de. Annemde cuma günü yola çıkacak . Cuma ya yetiştireyim dedim.  Dikiş dikerim yeri gelince çok da güzel dikerim ama uzun zamandır sadece düz dikişler dikiyordum. Böyle tefferuatlı dikişler dikmeyeli çok oldu. Haliyle paslanıyorsunuz..
Üstelik Sosyal medyadan takip ettiğim Gezi parkı olayları da ciddi ciddi yaşam enerjimi söndürdü ama dediğim gibi mecburen yapıldı.
Neyse çok uzatmadan yapılışına geçelim.

16 Haz 2013

EVE SERVİS BİBER GAZI - GÜLSE BİRSEL

9 haziran 2013 tarihinde yayınladığı köşe yazısı.


Malumunuz Nişantaşı civarı, her konuda eve servisin merkezidir. Erzaktan envai çeşit gıdaya, bilgisayar teknik servisinden DVD filme, her şeyi ayağınıza getirtebilirsiniz. Bu hafta bu konuda bir çığır açtım ve evde biber gazı yedim!

Akaretler-Maçka bölgesine üç gece üst üste öyle yoğun bir gaz atıldı ki, uzun saatler göz gözü görmedi. Pencereler kapalı olmasına rağmen, biber gazı evlerin içine yerleşti. Pazar sabahı, bir saat yağmur yağdıktan sonra, ev biraz havalanır belki diye camı açtım, ne mümkün, hâlâ havada ağır biber gazı kokusu vardı.
Aynı gece, geç saatte, (belli ki eylem-şu-bu konusunda hiçbir şey bilmeyen, okuldan kaçmış havasında) 10-15 kişilik genç bir grup, polisten kaçarak çil yavrusu gibi etrafa dağıldı. Aralarından, sanki öğretmene yakalanmamak için “Ay geliyo ay geliyoo” diye çığlık atarak kaçışan 17-18 yaşlarında üç şortlu ve babet ayakkabılı kız, biraz geride kalıp, bir köşeye saklandılar. Derken sokağa 50-60 kişilik bir polis grubu girdi. Ve kızları görünce, ne yazık ki içlerinden iki kişi gidip hususi olarak kızlara biber gazı sıktı. Dayanamayıp, o gazın içerisinde pencereyi açıp polis grubuna “Yeter artık gaz atmayın yaa” diye seslendim. Çok genç bir polis kafasını kaldırıp, bu dumandan göremediği,
irbirimize karşı öfkelendirmek, şiddete, sopaya, “ver coşkuyu ver coşkuyu” yapmak var ya, işte hainlik o!
Özal ne yapardı?
Sokaktakilerin bir kısmı, en genç olanlar bilmiyor ama ben yaşadım Özal’lı yılları.
Birçok hatası olmuştur, eleştirilebilecek pek çok hareketi olmuştur muhakkak.
Ama onun rahat, birleştirici, sempatik söylemini fena halde özlediğimi itiraf etmeliyim.
Bence bu eylemler onun döneminde olsaydı, kendi seçmenine sanatçıları, gazetecileri, diğer siyasetçileri yuhalatmazdı. “Yol ver gidelim, Taksim’i ezelim” diye bağıran, muhtemelen AK Parti’ye oy verenleri de çok utandırmış marjinal grubu hemen susturup, “Ayıptır, sakın ha, böyle laf duymayayım, bu ülkede hepimiz kardeşiz” derdi.
Ve bence ‘Tonton’, bermuda şortunu çeker, Semra Hanım’ı alır, aniden Gezi Parkı’na giderdi!
Çimlerin üzerine bağdaş kurup oturur, oradan bir simit alıp yerken etrafına gençleri, sanatçıları toplayıp sohbet ederdi. Ne istediklerini sorardı. Muhtemelen de sonunda ayağa kalkıp, kameralar ve eylemciler karşısında, “Peki o halde, madem gençler böyle diyor, vazgeçtim kışladan, ben de burayı daha güzel bir park yapacağım, arada biz de geliriz değil mi Semra Hanım?” der, alkışlarla parktan ayrılırdı.
Oylarına oy, gönül puanlarına puan, borsaya yükseliş katarak, tansiyonu düşürerek, kutuplaştırmayarak, yüreklere su serperek... 
Öyle böyle, ama tatlı adamdı.
Türkiye ikiye ayrılır!
Ama…
Şu etnik kökenden gelen / bu etnik kökenden gelenler diye değil.
AKP’ye oy verenler / vermeyenler diye değil.
Gezi Parkı’na gidenler / havaalanına gidenler diye değil.
Tencere tava çalanlar / çalmayanlar diye değil.
Namaz kılanlar / kılmayanlar diye değil.
İçenler ve içmeyenler diye değil.
Türkiye’de bu iki gruba ait insanların birbiriyle derdi, kavgası yoktur. Akrabadırlar, arkadaştırlar, komşudurlar, hatta belki evlidirler. Birlikte çay bahçesinde otururlar, maça giderler, ağaç dikerler, hatta birlikte kandil kutlarlar. Bu ülke zaten bu insanların el ele tutuşmasıyla kurulmuştur ve öyle yaşamayı hayal eder.
Türkiye, sadece ve sadece şöyle ikiye ayrılır: 1) Bu rengârenk barışçıl çoğunluk  2) Şiddetsever, öfkeli, kendi gibi olmayanın kafasına vuran, ‘ötekiler’ diye bağıran, kutuplaştıran, bölen, söven az sayıda agresif!
Uymayın kardeşim bu agresiflere! Uymayın ‘biz’ ve ‘onlar’ diye ikiye bölenlere! Uymayın bir grubu yüceltip öbürüne isim takanlara! Uymayın bizi yüzdelere ayıranlara! Biz hepimiz birbirimizi biliriz kardeşim.
Sağduyu ve birlik beraberlik çağrısı yapmak niye bana düştü bilmiyorum. Ben bir komedi yazarıyım yav.
Ama mesela başbakan filan olsam… Bunları söylerdim…
Ne kışlaymış arkadaş!
Topçu Kışlası’nın tarihi değeri vardır da şudur da budur da. 
Olsa da olmasa da yapılacak bina o kışlanın çakması! Hadi daha kibarını söyleyeyim, replikası.
Bizim sette de İstiklal Caddesi’nin bir kopyası var! Şimdi biz Eyüp’e tarihi İstiklal Caddesi’ni mi yapmış oluyoruz? Yooo. 
Yapmayıverin kardeşim. Bu kadar mı önemli?
O kışlanın tarihi var da bu parkın yok mu? 70 yıllık yer. Şehrin hafızası, anıları var orada. Bu son olaylarda da çevrecilik için, demokrasi ve hak-özgürlük talebi için ayrıca bir sembol oldu. Ben başbakan olsam, uyanıklık yapıp hemen sahiplenirim bu anıyı. Derim ki “Türkiye’de eskiden sokaklara dökülmek filan zordu, bakın refah ve demokrasiyi nerelere getirdik ki, Batı’daki gibi muhalif/demokratik/özgürlükçü eylemler oluyor. Biz kışla projesini bırakıp, demokrasinin geldiği seviyenin sembolü halini almış bu parkı daha da güzelleştirip ‘Gezi ve Özgürlük Parkı’ ismiyle halka açacağız.”
Ne kaybeder? Ne kazanır? Sizce?
DİKKAT: Hâlâ Twitter hesabım yok! Takipçi sayısı 500 bine ulaşmış hesap da diğerleri de çakmadır. Artık yasal işlemi başlatıyoruz. Şunları takip edip durmayın gözünüzü seveyim. Twitter hesabı açmaya karar verirsem, bu köşeden haberini vereceğim.

YORUMSUZ

Günaydınlar. Sabah kalktığımda bloguma baktım ve 1 kişinin eksildiğini gördüm. tabii çok takipçi olmayınca  az çok kimler vardı diye tahmin ediyorsunuz. Muhtemelen dün yayınladığım Yılmaz Özdil yazısından kaynaklı bir ayrılış bu. Yalnız anlayamadığım ayrılan kişinin kendi yayınladığı yazıları hiç görmüyormu. Her yayınladığı yazıyı sonuna kadar okuyup kendimi yanlış gelen şeye yorum yazmayarak lendimi durdurdum. Bu onun doğrusuydu. 37 yıllık yaşamımda öğrendiğim şeylerden biri .Kimsenin doğru düşüncesini değiştiremezsin. Bana göre o yanlış olabilir ama ona göre doğru. Ama ben nasıl saygısızlık yapıp ona yorum yazımadım . Herkes kendini belli ediyor . Ben Gezi parkı olaylarının ilk gününden tepkimi ortaya koydum. bazen direkt bazen post arasında dokundurarak.
Bari çıktığını bana bildirmiş olsaydın çok sevinirdim. Çünkü sen olup olmadığından emin olmak için kaç kere listeme baktım sırf yanlışlık yapmamak adına. Neyse kalan sağlar bizim olsun.
Şöyle birde durum var ben körü körüne bir tarafa bağlı değilim. Gezi parkı için yapılan herşeyi de onaylıyor değilim. Bazı uç kesimler var ki bu iki tarafta da var kimse inkar etmesin. Ben şunu tekrar söylüyorum ben haksızlığa karşıyım. Ve beğendiğim yazıları yayınlarım. Ben nasıl size karışmıyorsam sizde bana karışamazsınız. Ben çok aşırı bir insan da değilim .
Ama haksızlk olan yerde de suskun kalamıyorum kimse kusuruma bakmasın. Evet bu olaylar ağaçlarla başladı. Kimi hala ağaçlar için devam ettiriyor, kimi bu ağaçları savunurken yapılan haksızlıklara da değindi, kimi olayları çok başka yerlere getirdi. Biz bir toplumuz herkes kendi içinde fikir ayrılığına düşecek ama önemli olan sonunda usulüne uygun bir noktada birleşmek.
 
Pek birleşici olacağını sanmıyorum. Çünkü birleştici olması gereken kişi olayları daha da alevlendiriyor. Geçen günlerde Gülse Bİrselin yazdığı bir yazı aklıma geldi . Bulup birazdan onu size yayınlayayım.
Ay kafam karıştı sinirlerim hafif kabardı. Benim düşüncelerim bunlar . Hala ağır konuşmuyorum. Sensin demiyorum. Körü körüne nasıl bağlısın demiyorum. bu senin inancın nasılki benim inancımı değiştiremezsin. Ama keşke İstanbul da olsam da kendi gözlerimle tarafsız olarak olayları görebilsem . Tek üzüntüm bu.
Sağlıcakla kalın. Bu düşüncelerim için benim takipcim olmakdan vazgeçen arkadaşlar bir zahmet bilgi verirlerse çok sevinirim...

15 Haz 2013

Yılmaz ÖZDİL

Öyle ecdat tanımıyoruz filan deniyordu...

 Çapulcuları ikna etsin diye Kanuni’den ricacı oldular
“Gezi Parkı’nda şöyle olmuş böyle olmuş, ne yaparsanız yapın, biz kararımızı verdik” dediler.

*
Çadırları tutuşturdular.
Ülkede yangın çıktı.
*
Tomalarla saldırdılar. Gaz bombaları attılar. Hatta evlere bile, pencerelerden içeri attılar. Plastik mermi sıktılar. Çapulcu dediler, vandal dediler, marjinal dediler, faiz lobisi dediler. Bunlara destek verenler aynı familyadan dediler. Devam ederseniz, anladığınız dilden konuşuruz dediler. Bedelini ağır ödeyeceksiniz diye tehdit ettiler. Ümüğünü sıkarız dediler. Yurttaşlara resmen “düşman” dediler, bu olaylarla dost’u düşman’ı gördük dediler. Twitter’ın bela olduğunu, tweet atanların ahlaki nasibini almamış tipler olduğunu söylediler. Tencere tava hep aynı hava dediler. Yurttaşın karşısına yurttaşı dikmeye kalktılar, zor tuttuğumuz yüzde 50 var dediler. Yol ver geçelim, Taksim’i ezelim pankartı açtılar. Gezi parkından sonra Anıtkabir’i de yıkarız elhamdülillah dediler. Penguen gösterdiler. Gerçekleri gösteren Halk TV’ye, Ulusal Kanal’a ceza yağdırdılar. Yabancı haber ajanslarının muhabirlerini fırçaladılar. Sivil polislerin eline sopa verdiler, sanki olaylara tepki gösteren mahalleliymiş gibi, çocuklarımızı dövdüler. Çok zekiler ya... Her gün bir otobüs polisle nöbet tutulan ABD Büyükelçiliği’nin etrafından çekildiler, gençleri kovalıyormuş ayaklarıyla, elçiliğe doğru sürdüler, elçiliğe taş atacaklarını sandılar, avuçlarını yaladılar. Türk bayrağı taşıyan kızı saçından sürüklediler. Tekerlekli sandalyesinde Türk bayrağı sallayan yurtsevere gaz sıktılar, tazyikli su sıktılar. İki bine yakın genci gözaltına aldılar. Sosyal medya suçu icat ettiler, üniversitelilerin evlerine baskınlar yaptılar, terörist gibi topladılar, fişlediler. Denize düşen yılana sarılır, bunlar “yalana” sarıldılar... Erasmus değişim programıyla okumaya gelen yabancı öğrencileri “dış mihrakların ajanlarını yakaladık” diye tutuklamaya kalktılar. Çapulcuların uluslararası “Zello örgütü”ne mensup olduğunu iddia ettiler. Halbuki, akıllı telefonlara indirilen basit bi haberleşme programıydı, Nazlı Ilıcak bile dayanamadı, kendi telefonunda Zello programı olduğunu söyledi, ben bu örgüte dahilim dedi! Bir delikanlı ezilerek, bir delikanlı kafasına kurşun sıkılarak, bir delikanlı kafatası kırılarak öldürüldü. Plastik mermiyle gözü çıkanlar oldu. Biber gazı kapsülleriyle testisleri parçalananlar oldu. Yakın mesafeden, hedef gözeterek atışlar yüzünden 43’ü ağır 4 bin 177 kişi yaralandı. Polisler hakkında kitap yazdığı için hapse tıkılan gazeteci Ahmet Şık’ı kafasından vurdular. Can güvenliği yok, gelin çocuklarınızı burdan alın diyerek, kıyım korkusu yaşattılar. Komiserimiz gençleri kovalarken, inşaatı devam eden köprüden düştü, şehit oldu. “Şehit ettiler” denildi. Sanki o gençler vurmuş, öldürmüş gibi gösterildi. “Kardeşim, bu ne biçim belediye çalışması, inşaat halindeki köprünün etrafında neden güvenlik bariyerleri yok, aynı yerden çoluk çocuk da düşmez mi, komiserin hayatını kaybetmesi belediyecilik ihmali değil mi?” diye hesap soracaklarına... Kovalanan gençleri “katil”miş gibi damgaladılar. Gezi parkında barınan 9 kedi, 2 köpek öldü, gazdan... 100’e yakın kuş toplandı yerlerden... Kuğulu parkın kuğularını zor kurtardı çapulcular... Gezi parkı sidik kokuyor dediler. Birçoğu büyük abdestini oraya yapıyor dediler. Sanatçılara hakaret ettiler. Korkutmaya, sindirmeye çalıştılar. Tahrik ettiklerini, nefret suçu işlediklerini öne sürdüler. Açıkça tehdit savurdular. Bunlara iş vermeyin, televizyon dizilerinde ambargo uygulayın dediler. Halkı isyan ettirmek için, tiyatro oyunuyla prova yapıldığını bile söylediler. Şehirler yağmalandı dediler. Başörtülü bacılarıma saldırıldı dediler. Camide içki içildi dediler. Camide toplu seks yapıldı dediler. Türk bayrağı yakıldı dediler. Avukatları tutuklamaya çalıştılar. Kapkaççılar gibi ittire kaktıra gözaltına aldılar. Ellerinden geleni, artlarına koymadılar.
*
I-ııh... Başaramadılar.
*
Allah’ın tokadı yok... Biz öyle ecdat tanımıyoruz filan deniyordu, çapulcuları ikna etsin diye Kanuni Sultan Süleyman’dan ricacı oldular!
*
Çünkü, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Parklardayız, caddelerde, bulvarlarda...
Sen, çıkmaz sokakta.

14 Haz 2013

Continuum

 
 
2077 den birden 2012'e geldiğinizi sevdiklerinizden istemeden ayrıldınızı. Çok tehlikeli teröristlerin peşinde olduğunuzu adalet sağlamaya çalıştığınızı bunu yalnız başınıza yaptığınızı düşünün. Bu diziyi izlemediyseniz mutlaka başlayın henüz 1 sezonda .
Şu zaman yolculuğu gerçek olsa keşke ne güzel olur. Neler değiştirirdik dimi. Gezi parkı dayan 18. gün.  

filkete

Yine yeniden filkete . Son yaptıklarım.
 

ortopedik yastık



Günaydın herkese. Zor bir güne daha başladık. Durmak yok yola devam .
Bugün ortopedik yastık yapıyoruz. Evet yanlış duymadınız :) Sevgili İdil'in yaptığı ve boyun fıtığı olan biri olarak Visko yastığa bir sürü para verip faydasını görememiş biri olarak denemekten bir şey çıkmaz diyerek başlamış biri olarak şunu söyleyebilirim .Visko yastıktan çok daha rahat :) Üstelik 0 maliyet. Yapılışını aşama aşama veriyorum. Ama orijinalini görmek isterseniz burdan İdil'e bir bakın derim...

Normal silikon yastığımızı boşaltıp kılıfını yıkarız.

13 Haz 2013

UZUN HİKAYE

Yönetmenliğini Osman Sınav'ın yaptığı bir film.
Başrolünde Kenan İmirzalıoğlu oynuyor ama bunula bitmiyor kadro çok ama çok değerli sanatçılarla dolu.
Ben filmi tavsiye üzerine dün izledim
 

 

DANTEL MUTFAK TÜLÜM

Bu bir kaç yıl önce mutfak balkon kapıma yaptığım tülüm. Belki model arayan vardır fikir olur dedim :) parça tülüm vardı kenarlarını diktim.

ŞEKERSİZ SUPANGLE

Nasıl yani şekersiz dediğinizi duyar gibiyim :)
Evet şeker yok sadece pekmez var . Ama çikolata var onun içindeki şeker ama arada o kadar olur diyorum. Şayet kendinize ve çocuklarınıza daha yararlı şeyler yedirmek istiyorsanız işte tam size göre bir tarif...

12 Haz 2013

Da Vinci'nin Şeytanları

 
Bilmeyenler bu da ne diyebilirsiniz. Karşınız da son dönemde kendinden çok söz ettiren ve benim izleme listemde üst sıralarda yer alan dizi.

TABLOLARIM VE VAZOM :)

Selamlar bugün evimde ki bazı objeleri tanıtacağım size. Bakalım sizde beğenecekmisiniz....

Bu çok sevgili arkadaşım K nin bana yaptığı ve herkesin hayran kaldığı yağlı boya tablom :)Ellerine sağlık canım. Benim için çok değerli bu tablo...

ÇANAKKALE 1915




İzlemeydiyseniz mutlaka izlemeniz gereken bir film. düşük bütçe ile çekildiğini sanıyorum ama o duyguyu size o kadar güzel veriyorki. Seyredeli çok oldu ama sanırım bu film milletimize zamanında ırk, köken ve mezhep farkı gözetmeksizin savaşmanın ne demek olduğunu hatırlatacak.

 Ben izlerken çok duygulandım çok ağladım.

Sevgili polisler biliyorum emir kulusunuz ama isabet ettirmek kadar ettirmemek de sizin elinizde . O meydanda siz de olabilirdiniz . Yapmayın artık Allah aşkına sakinleşin. Halk ile provatatörü ayırt edin. Siz meydanlardakiler sizde aranıza almayın uzaklaştırın :) Dayanın kardeşlerim benim...

ORTADA

Başkomutan Gâzi Mustafa Kemâl ATATÜRK'ün emridir:

“Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini müstevlilerin siyasî emelleri ile tevhit edebilirler. Millet fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

SUSAMLI KANDİL SİMİDİ

Kandil değil nereden çıktı demeyin :) Bu ufak simitleri çocuklar çok seviyor. Dökülmesini çok dert etmez yeterki çocuğum yesin derseniz bir deneyin...

11 Haz 2013

KARIŞIK KIZARTMA VE TAVUK ŞİŞ

İlk resimde böylemi olur dediğinizi duyar gibiyim :) Bitmiş halini sona sakladım süpriz olsun... Arada kusura bakmayın kafalar çok dalgın dağınık :(

DÜNYA GEZEGENİNDEN KAÇIŞ


Selam herkese Birazda filmlerden bahsedelim.
Gösterime yeni giren bir film var.
 
Film anlaşıldığı üzere animasyon. Ben bayılırım animasyon filmler. Yaşım 37 ama ben hala çizgi film izlemekten çok büyük keyif alıyorum.

HAVLU KENARLARIM


Herkese merhabalar ....
Bunlar benim yaptığım havlu kenarları.
Bilmeyenler için Firkete oyası bunlar.
 


İZMİT

Evet güzel izmitim çok fazla yazı yazmaya gerek yok resimlerin altına neresi olduğunu yazmam yeterli sanırım...
 
yürüyüş yolu. daha önce burası tren yoluydu.

10 Haz 2013

Star Trek: Bilinmeze Doğru

Bu efsaneyi bilmeyen sevmeyen yokdur sanırım. Bu günlerde ne izlesem derseniz. İşte bu film tam sizlik.... Ben izledim ve notum mükemmel :) Üstelik birlik olmakla ilgili güzel bir yapım tam bu günlerde ihtiyacımız olan şey :)

VE ARTIK SUSMAK YOK

Halk olarak davamızın arkasındayız. Ama biz bunu seviyesizliğe indirip şu şöyle bu böyle demiyoruz. Burası benim alanım ve ben elimden geldiği kadar kendi hakkımı koruyacağım.
1 hafta sessiz kaldım. Kaldımda ne oldu ??? Almış başlarını yürümüşler. Zor tuttum kendimi. Biz din yada başka bir şeyin peşinde değiliz. Elhamdülillah hepimiz müslümanız . Ben açık bir bayanım ama 5 vakit namazımı kılar ve ramzanda yada diğer günlerde orucumu tutar, ölülerimle kendime yasin okuyup yollarım. Bunları nedenmi söylüyorum. Çünkü siz söyletiyorsunuz. İbadet gizli yapılır ama sizler öyle bir izlenim yaratıyorsunuz ki sanki meydandakilerin hepsi dinsiz. Değiliz. Hangimizin daha doğru olduğunda mahşer günü hesap verirken göreceğiz. Ben yapılan haksızlığa karşıyım. Bir kesimin cebi dolarken bir kesimin aç olmasına karşıyım. Son dönemde emekli olan vatandaşın asgari ücretin altında ücret almasına karşıyım. Asgari ücretin ancak kira ve sabit giderleri karşılarken 3 çocuk diyen bir zihniyete karşıyım. Sizler refah içinde yaşarken benim gariban halkım çocuğuna yiyecek ekmek bulamıyor ben buna karşıyım. Ben dini lidere karşı değilim ama dini lider halkın bütününü değilde belli bir kesimi düşünüyorsa işte ben buna karşıyım. Sustuk sustuk nereye kadar. Ben kimseyi savunmuyorum. Siyasete kafam basmıyor basmayacak da çünkü ben yalan dolanı sevmiyorum. Pek çok parti değiştirdim ama baktım ki hep aynı. Bırakın artık siz siyasi liderliği . Ne koltukmuş bu Allahım . Bırakın artık her yerde gençler olsun . Of of daha da yazacağım artık susmak yok. Yemek de yaparım el işi de yorumda kimsleer tutmasın beni artık.

PEYNİRLİ VE KIYMALI ISPANAKLI MANTI

 
 
Yanlış hatırlamıyorsam italyanlar buna ravioli diyor. ama benim için dolgulu makarna hada mantı. Mantı illaki kıymalı olmak zorunda değil ya ! Değilmi ???

9 Haz 2013

DİRENİŞ HEMDE NE DİRENİŞ :)

Sanırım sözün bittiği yer burası. Ellerinizden öpüyorum...

Sivas-İmranlı Arık Köyü'nden direnişe destek.

BUGÜN DOĞUM GÜNÜM VE GEÇEN HAFTA KUTLAMA

Bugün benim doğumgünüm :)
Tam 37 yıl önce bugün Almanya saati ile 14:17 de dünyaya gözümü açmışım...
Arkadaşlarım D ve K bu hafta memlekete gittikleri için geçen hafta erken kutlama yaptık :)
 

DEV AVCISI JACK

 
 
Hepimiz biliriz bu hikayeyi .
 Jack ve fasülye sırığı dersem sanırım hemen anlayacaksınız.
Bryan Singer yönettiği film tabikide Fantastik ve macera dolu bir film...
Bu arada yönetmenimizin daha önce çektiği Olağan Şüpheliler X-Men ve Valkyrie filmleri var.
 
 

İKEA SEPETİM BİTTİ

Evet doğru duydunuz sepetim bitti. aslında 2 günde bitti ama malum bloga bir süreliğine ara verdiğim için şimdiye kaldı...
 
 


 
   
 

8 Haz 2013

YENİ İKEA SEPETİMİN BAŞLANGICI


İyi akşamlar. Bu aralar o kadar keyişfsiz o kadar halsizimki. Bendenmi kaynaklanıyor yoksa güzel ülkemin bu ruh hali banamı yansıyor bir karar veremedim.  İnanmıyacaksınız yaptığım yemeklerin bile tadı tuzu yok.
Bu haldeyken doğal olarak pek birşey yapılamıyor ama ben meydanlara inemediğim için evde pinekleyip bir şeyler yapma ile yapmama arasında gidip gelirken. Haliyle boş durulmuyor yoksa hepden kafayı sıyıracağım. Daha önce burada bitirdiğim sepetimin  makrome ipi ile İKEA sepeti yapacaktım.

KARDEŞ TÜRKÜLER

Bir süre yazmama kararı aldım ama baktım olmuyor. Sanki 40 yıllık blogerimde yazmadan duramıyorum. Şu kısacık zamanda nasıl alıştım buraya ve sizlere. Sabah acaba kimler neler paylaşmış derken sevgili Özlem (kedimin hobi defteri) bu güzel klibi yayınlamış. Ben yayınlamasam olumu .OLMAZ.


2 Haz 2013

TÜRKİYE GEZİ PARKI İÇİN AYAKTA!

Ne olacak bu halimiz bilmiyorum ?
Uzun yıllardır Tv ve özellikle haber izlemiyorum çünkü her haber insanı kıran , üzen ve yıpratan kötü haberler ile dolu. Bu tarz şeyleri gördüğümde yada haberdar olduğumda iyi izlemiyorum diyorum.
Bir çok bloger arkadaşım gibi ben de bir süre ortalık yatışıp sakinleşene kadar post yayınlamayacağım.
Aşağıdaki haber ise İzmitimin direniş haberi...
Sağlıcakla kalın... 

Gösteriler diğer şehirlere sıçradı (Taksim Gezi parkı olayları)


İZMİT SABAHA KARŞI KARIŞTI: 50 GÖZALTI

İstanbul'daki Taksim Gezi Parkı'nda göstericilere polisin biber gazlı müdahalesine tepki olarak İzmit'te Cumhuriyet Meydanı'nda dün saat 19.00'da gerçekleştirilen protesto gösterisinde sabaha karşı olaylar çıktı. 4 bin dolayında kalabalığın, sabaha karşı AK Parti binasına yürümek istemesi üzerine polis, tazyikli su ve biber gazı kullanarak göstericilere müdahale etti, 50 kişi gözaltına alındı.

İzmit'te ilk protesto diğer illerle birlikte dün saat 19.00'da gerçekleştirildi. Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan ve sayıları önce 500 civarında olan eylemci burada pankartlar açıp çeşitli sloganlar atarak hem Taksim'deki gösterilere destek verdi, hem de polisin sert müdahalesini ve hükümeti protesto etti. Bir ara sayıları bini aşan kalabalık daha sonra dağıldı. Ancak gece yarısına doğru sosyal paylaşım sitelerinden yapılan duyurularla aynı yerde yeniden toplanmaya başlanıldı. Saat 24.00'dan itibaren kalabalığın sayısı bir anda yaklaşık 4 bine ulaştı. Sık sık İstiklal Marşı ve 10. Yıl Marşı'nı söyleyen kalabalıktaki bazı gruplar arasında Ak Parti il binasına yürüme konusunda tartışmalar yaşandı. O ana kadar çevrede sivillerin dışında resmi kıyafetli polise rastlanmadı. Kocaeli Üniversitesi'nin kent merkezinin yaklaşık 10 kilometre uzağında olan Umuttepe Kampüsü'ndeki yurtlarda kalan öğrencilerin de Cumhuriyet parkı'na gelmek istedikleri, ancak orada önlem alan polis ve özel güvenliklerin dışarı çıkmalarına izin vermediği anlaşıldı. Saat 04.00 sıralarında ise kalabalık bir anda hareketlenerek Perşembe Pazarı mevkiinde D-100 karayolu kenarında bulunan AK Parti İl binasına yürümek için harekete geçti.

O ana kadar çevrede görünmeyen Çevik Kuvvet ve diğer polis ekipleri, hem Hürriyet Caddesi'nde, hem Dolphin AVM önündeki yolda ve AK Parti il binasının önünden geçen D-100'e paralel yan yolda önlem aldı. Kalabalık birkaç noktada güvenlik güçleri barıkatını aşmaya çalışırken, polisin tazyikli su ve biber gazlı müdahalesi ile ortalık bir anda karıştı.

Kalabalık yola çöp konteynerlerini devirerek polis araçlarının üzerlerine gelmesini engellemeye çalıştı. Ancak sık sık biber gazı sıkılması sonucu kalabalığın bir kısmı kent merkezine doğru çekilirken, bir kısmı da D-100'ün yan yolundan AK Parti İl binasına gitmek istedi. Fakat burada da önlem alan polis, göstericilerin geçişine izin vermedi. Yaşanan arbedelerden sonra küçük gruplara bölünen ve büyük bir bölümü öğrenci olduğu anlaşılan eylemcilerle polisler arasında kovalamaca yaşandı. Polis kalabalıkla birlikte sık sık karşı karşıya gelirken, Cumhuriyet Meydanı, İnönü Caddesi Yeni Turan mevkiinde birkaç kez daha biber gazı kullandı. Atılan gaz bombalarından, olayları heyecan içinde pencerelerinden izleyen vatandaşlar da etkilendi. Bu arada yakın mesafeden sıkılan gazdan etkilenen iki gazeteci de hastanelik oldu. Olaylar saat 05.15 sıralarında tamamen durulurken, ilk bilgilere göre polisin yaklaşık 50 kişiyi gözaltına aldığı öğrenildi.

kaynak

1 Haz 2013

KARI KÖFTESİ :)



 Nasıl bir köfte bu dediğinizi duyar gibiyim. Merak etmeyin çok alengirli bir şey değil. Bildiğimiz bulgur köftesi.

GEZİ PARKINA SAHİP ÇIKALIM

#bloggerdiyorkigeziparki gelecek nesillerin nefesidir, nefessiz kalmamak için sesini duyur!



Fotoğraf: #bloggerdiyorkigeziparki gelecek nesillerin nefesidir, nefessiz kalmamak için sesini duyur!

Son bir kaç gündür Gezi parkın yerine AVM yapma haberleri var. Nedir bu ya . Her yer AVM doyamadık mı daha. AVM yeşil alandan, oksijenden, agaçlardan, çocuklarımız için oyun alanlarından yada bizim gidip sırtımızı bir ağaca yaslayarak kitap okumamızdan daha mı değerli. Bu olayı şiddetle kınıyorum. Yayın yasağı getirip bu olayların üstünü örtemeye çalışmanın mantığını anlıyamıyorum. Özgür bir ülkeyiz!!! Konuşma özgürlüğü var ve sadece kendi değerlerimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Sessiz kalmayalım.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...